Cildi nemlendirmek isterken daha çok kurutuyor olabilirsiniz: Hyaluronik asit kullanımında yapılan kritik hata
Son yıllarda popülerliği artan Hyaluronik Asit, kendi tartısının 1000 katı kadar su tutma kapasitesine sahip güçlü bir molekül. Lakin bu eserin çalışma prensibinin birden fazla kullanıcı tarafından yanlış anlaşıldığı gözlemleniyor. Hyaluronik asit bir nemlendirici değil, yani ortamdaki suyu kendisine çeken bir sünger vazifesi görür. Şayet bulunulan ortamın havası kuruysa ve serum büsbütün kuru bir yüzey üzerine sürülürse, moleküller muhtaçlık duyduğu suyu havadan alamayacağı için cildin en derin katmanlarından çekmeye başlar.
Bu durum cildin neme doyması beklenirken bilakis daha gergin, mat ve kuru bir hale gelmesine neden olur. Uzmanlar, serumun aktifliğini göstermesi ve cilde nemi hapsetmesi için yüz yıkandıktan çabucak sonra, cilt şimdi havluyla büsbütün kurulanmamışken yahut bir yüz spreyi ile ıslatıldıktan sonra uygulanması gerektiğini belirtiyor. Nemli cilde uygulanan hyaluronik asit, yüzeydeki su moleküllerini yakalayarak cildin içine taşır.
KİLİTLEME SÜRECİ ÖNEMLİ
Uygulama sırasındaki en kritik adımın ise “kilitleme” süreci olduğu söz ediliyor. Hyaluronik asit sürüldükten sonra cilt kendi haline bırakılırsa, serumun tuttuğu su kısa müddette buharlaşarak havaya karışır. Bu nedenle serumun emilmesini beklemeden, üzerine çabucak oklüzif özelliği olan bir nemlendirici krem sürülmesi gerekir. Bu metot, nemin deri altına hapsolmasını sağlar ve bariyer tamirini dayanaklar.





